820
13 Takipçi | 0 Takip
19 06 2011

Bir ölünün gözyaşları şimdilerde kurumuş bir yazı önündeki satır

Yaz yağmurlarından çaldığım bir ebr-i nisan saklı gözlerimde. Güle rengini veren bülbülün aşkı saklı sözlerimde. Bir ölünün gözyaşları şimdilerde kurumuş bir yazı önündeki satırda...
 

 Sen ise ebr-i nisanı eleştirebilecek kadar haklı, bülbüle ihtiyacı olmayan al gül kadar kırmızı ve güzel denilmeyecek kadar güzel...

 Sol yanımı çökerten sebepsiz günahlar, Ebu Cehil`i utandıracak köz küfürler, içimdeki devletime karşı sıkılacak, namluya sürülmüş kurşun gibi isyanlarım var çığlıklarımda. Bir de kaderimsi gidişin. Tabi ki ayrılık zor, kanayan yanlarıma tuz, yangınlarıma dökülecek benzin olacak elveda deyişin.

 Ben gözlerimde ve tenimdeki poyraz dağınıklığı ve soğukluğu, hafızamda geçmişin kuruyup-dökülmüş sarartısı ve üzerimdeki kahır şıklığıyla yol alırken sen hep ilkbahar yüzünle, ılık esişinle ve özlenen gökkuşağı saklı günlerinle beklenecek, anılacak, üşüyenleri ısıtacak, hayat vereceksin.

 Kendime karşı isyan eden asiyim ben. Yüksek bulutlu, puslu, kayalık dağlarımda hesap sorulmaz eşkıyalarım ve aşkın çocuklarından oluşmuş erlerim, gecelerimde de ölümler ve içimdeki yetim umutların analarının ağıtları mezarlıklarımda. İçime doğmuş aşkıma karşı silahlı mücadele eden, başkaldıran yönlerim var benim. Kurduğum hayallerime kurşun sıkacak cesaretim...

 Sen ise aşkın orijini ve bütün bu sayılanlara uzak sakinliktesin. İnsan değmemiş doğanın saflığında ve bir su berraklığında yüreklesin. Yeni doğmuş bir bebeğin kalp atışında, ruhunla ve teninle onun sıcaklığındasın.

 Çokları yarının sayfasına hiçbir yazı yazamazken, geleceğine bir göz darbesi indirip bir hayal kuramazken, inanıyorum ki sen çoklarının geleceğinde epey yer işgal edeceksin. Sen giderken çok şeyler taşıyacaksın valizlerinde. Belki İstanbul`a sevginden gözyaşları bırakacaksın ama giderken bizim içimizdeki İstanbul`u kurutacaksın. Gittiğin yerlerde İstanbul’lar doğarken, içimizdeki şehri toprağa vereceğiz hareketsiz cesetlerin verildiği gibi.

 Bir elvedanın ardından; habersizce çaldığım gülen bir yüz asılı aklımda, beynimin dört duvarında bataklıklarımı kurutan ılık bir bakış kazılı, çok bilinmeyenli bir denklemin sonuçsuz hali gidişinde, ağlarken gülebilmen, sevdiğine nefret duyabilmen, içinde büründürdüğün zıtlıklarınla yaşayabilmen ve makyajlı iken görülmüş bir arşiv görüntün en belirgin konu başlıkları halinde içimde.
 

 Sonsuza yol alan insana, dosta denilebilecek çok şeyler olabilir. Ama ben her ayrılıkta olduğu gibi yine garip kalacağım. Tam ortasına, aşkın dağını diktiğim hayalimin şehrinden sen giderken ardından bile bakamayacağım.

 

118
0
0
Yorum Yaz