820
13 Takipçi | 0 Takip
17 01 2017

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

27 06 2011

Ömür boyunca aramak

  .. Yalnız seni aramak. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı… Beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını. Hiç gel demeyeceğim sana. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç, saklan. Seni aramak istiyorum. Git bu şehirden haydi git. Dağlara çık, o uzak dağlara. Rüzgârların krallığında hüküm sür. Baktın ki oraya da geldim yine kaç. Başını al, açıl denizlere. Gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. Ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. Seni arıyorum ya!  Bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. Yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. Okyanus dalgaları üstünden bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. Yalınayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. Çöllerden geçmeli yolu, yanmalı, kavrulmalı. Sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. Buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.  Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. Ayaklarını Afrika’dan getirip bir kâğıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların Sibirya’da olmalı, dudakların Çin’de. Gözlerin Hindistan’da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin İtalya’da bir heykelin elleri. Bulsam da seni parça parça bulmalıyım.  Yine de bir yerin eksik kalmalı. Yeniden yollar... Devamı

23 06 2011

Özlediğim kadar Sen’sin..

Bırak aramızdaki özleme bakıp durma.. Kefenle gözlerindeki ıslaklığı.. Gün vuslat zamanı.. Gün bizi bizde yaşatma anı.. Doldur gözlerine kız cocuğu hayallerini.. Yürü bana doğru harf harf.. Yürü bana doğru dua dua.. Bir de gelirken bana, Bİr avuç maviyi çok görme sakın.. Unutma; Özlediğim kadar Sen’sin.. Sevdiğim kadar Ben’sin.. “ Seni özlemin en güzel yanı; Seninle her gün yeniden doğmak mavilere.. Hep nefes al emi.. Seninle hayatlansın bu hayatım....“ (ALINTI) Devamı

22 06 2011

Bir cümle olduk biz..

Kadavradan ibaret bir gövde, İmlası bozuk bir cümle.. Bir de aramızdaki büyüyen özlem.. Biliyorum gelmeyeceksin... Ne sen olabileceğim gözlerinin dibinde.. Ne ben olabileceksin yüreğimin terinde.. Ama... Bir cümle olduk biz.. Anlatım bozukluğuna meyal verdik ise de, Sevgiye dair alıntılanmış, En anlamlı söz olduk biz.. Bizden doğma mutluluğu var ettik Sevda sağnağında... Bizden olma bir fincan umudu tazeledik Hayat çaydanlığında...   Devamı

21 06 2011

Ben, ben olmaktan çıkıyordum

Hayatla mücadelemde saflarımın çoğunu kaybettiğim günlerdi. Birbirinin aynı olan günlerde bana uzatılan her dalı işte beni kurtaracak dal diye hiç geri çevirmeden tutuyordum. Daha elimi uzatır uzatmaz kırılacağını biliyordum oysa yenilgiyi asla kabullenmeyen beynim, sevmekten hiç yorulmayan yüreğim, alarm zilleri çalıyordu sanki ikisini de kaybetmek üzereydim. Ben, ben olmaktan çıkıyordum. Bunu fark ettiğim anda bir şey yapamamanın acısıyla gittikçe kabuğuma çekiliyordum. Zevk aldığım hiç bir şey istemiyordum. Ne beklediğimi de bilmiyordum. Bitmeyen geceler, huzursuz uykular, uyanmak istemediğim sabahlar birbirini kovalıyordu. Geleceğe dair umutlarımın birer birer beni terk ettiği o günlerde sürpriz yaptın sen bana birden çıkıverdin karşıma işte. Yüreğim yeniden canlanmaya başladı. Nasıl olduğunu unuttuğum gülümseme yeniden yayıldı yüzüme. Kabuğum kırıldı, karanlık dağıldı, umutlar yeşerip içimdeki yerini aldı. Sabah olsun diye odaları arşınladığımı gecelerin bitmesini istemiyorum artık. Çünkü sen varsın. Seni yaşamak istiyorum. Yaşadıkça çoğalacaksın. Sonsuz bir keşfe çıkacağım seninle. Her gün yepyeni şeyler bulacağım sende keşfetmekten, seni öğrenmekten hiç bıkmayacağım. Yastığa başıma koyup gözümü kapadığım da içimi sonsuz bir huzur kaplayacak biliyorum. Aylardır uyuyamadığım uykuları bir çırpıda uyuyacağım. Yürek çarpıntılarıyla dolu karanlık saatler bitecek. Gecemi de gündüzümü de sen dolduracaksın. Senden öncesine ait ne varsa hepsini döktüm denize. Kimselere vermeye kıyamadığım maviyi getirdim sana, al ve yerleştir yüreğine. Seninle birlikte yenilendiğimi hissediyorum. Her sabah yeni güne değil, mutluluğa uyanacağım. Her sabah bütün hü... Devamı

19 06 2011

Bir ölünün gözyaşları şimdilerde kurumuş bir yazı önündeki satır

Yaz yağmurlarından çaldığım bir ebr-i nisan saklı gözlerimde. Güle rengini veren bülbülün aşkı saklı sözlerimde. Bir ölünün gözyaşları şimdilerde kurumuş bir yazı önündeki satırda...    Sen ise ebr-i nisanı eleştirebilecek kadar haklı, bülbüle ihtiyacı olmayan al gül kadar kırmızı ve güzel denilmeyecek kadar güzel...  Sol yanımı çökerten sebepsiz günahlar, Ebu Cehil`i utandıracak köz küfürler, içimdeki devletime karşı sıkılacak, namluya sürülmüş kurşun gibi isyanlarım var çığlıklarımda. Bir de kaderimsi gidişin. Tabi ki ayrılık zor, kanayan yanlarıma tuz, yangınlarıma dökülecek benzin olacak elveda deyişin.  Ben gözlerimde ve tenimdeki poyraz dağınıklığı ve soğukluğu, hafızamda geçmişin kuruyup-dökülmüş sarartısı ve üzerimdeki kahır şıklığıyla yol alırken sen hep ilkbahar yüzünle, ılık esişinle ve özlenen gökkuşağı saklı günlerinle beklenecek, anılacak, üşüyenleri ısıtacak, hayat vereceksin.  Kendime karşı isyan eden asiyim ben. Yüksek bulutlu, puslu, kayalık dağlarımda hesap sorulmaz eşkıyalarım ve aşkın çocuklarından oluşmuş erlerim, gecelerimde de ölümler ve içimdeki yetim umutların analarının ağıtları mezarlıklarımda. İçime doğmuş aşkıma karşı silahlı mücadele eden, başkaldıran yönlerim var benim. Kurduğum hayallerime kurşun sıkacak cesaretim...  Sen ise aşkın orijini ve bütün bu sayılanlara uzak sakinliktesin. İnsan değmemiş doğanın saflığında ve bir su berraklığında yüreklesin. Yeni doğmuş bir bebeğin kalp atışında, ruhunla ve teninle onun sıcaklığındasın.  Çokları yarının sayfasına hiçbir yazı yazamazken, geleceğine bir göz darbesi indirip bir hayal kuramazken, inanıyorum ki sen çoklar... Devamı

18 06 2011

Ümidin adı aşk!

Sesini hiç duymadığım, Hiç dokunmadığım ellerine, Bir şaire vurgunum şimdi. Ben hiç oldum, o herşey! Yaşadığı kentte, Bir gece olsun uyumadım, Gezmedim sokaklarında, Duymadım o kentin gürültüsünü Ve koklamadım denizinin kokusunu... Ben onun avucundaki yıldız oldum, O benim içimde ümit.. İşte bu yüzden; Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk! ”   Devamı

16 06 2011

Hedefdeki nokta tek ama

Mutluluk girdabında yollar hep çıkmaz sokak. Verilen adresler farklı, yollar engebeli, yolcu şaşkın ,üzgün ve kızgın. Menzile ulaştıracak araçta da sorunlar çok. Zira bazen yolda kalıyor. Bazen irili ufaklı kazalar geçiriyor. Hedefdeki nokta tek ama, ya güzargahlar değişmiş yada araçlar. Belirlenen o noktaya ulaşılamıyor. İnsanoğlunun aslı adem yani yokluk , yani hiçlik, bir zerre kadar bile olmayan bu insancıklar, neden var olduklarını ispata kalkışırlar sürekli. Küçücük dünyalarına büyük büyük duygularını sığdırma çabaları nedendir. Yalnızlığa niye razı olmak istemezler. Oysa daha dünyaya gözlerini açtıkları o ilk günden beri, tek başına olduklarını bildikleri halde. Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne , ne baba, ne eş ve nede çocuklar... Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.   Devamı

07 06 2011

YüReğiNi eLiNe aLaRaK çıKaCaKSıN Bu YoLa

YüReğiNi eLiNe aLaRaK çıKaCaKSıN Bu YoLa |  görsel 1

seni sen yapan ne kaldı söyle ? beynin ! yüreğin ! düşüncelerin ! ideallerin ... gem vurmadığın ne kaldı ? düşüncelerini mi söyleyebiliyorsun özgürce, yoksa gelecekle ilgili mutlu hayaller mi kurabiliyorsun ? ya da beynini mi geliştirebiliyorsun. özgürce yaşayabiliyormusun sevdalarını. çılgınca haykırabiliyormusun sevdiğine "seni seviyorum" diye. Kaynakwh webhatti.com: Kaynakwh webhatti.com: hangisini yapabiliyorsun. söyle seni diğer insanlardan ayıran ne kaldı ? anlat bana; ayşeden, fatmadan, ahmetten, mehmetten farkını... ben farklıyım deme boşuna göster bana... yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola, beynini çöp sepetine atacaksın. bırak özgürce yaşasın kalbin aşklarını. evet belki kırılacaksın, üzüleceksin; ama sonra hatırlayacaksın geçirdiğin günleri. yaptığın çılgınlıklara sende şaşacaksın. güleceksin sevdiğini 1 saniye olsun görebilmek için yaptığın şeylere uydurduğun mazeretlere ). gülerken ürpereceksin, özleyeceksin o saf duygularını ve : keşke diyeceksin... keşke sunsaydım kalbimi sevgiliye. delice çırpınışlarını hatırlayacaksın yüreğinin, öpüşmelerindeki tadı dudaklarında hissedeceksin. sonra onu düşüneceksin hiç aklından çıkarmadığını hatırlayarak ) ama kesinlikle beynini katmayacaksın bu işe. aşkta mantık yoktur sevgili. mantık riskleri reddeder. ama her aşk bir risktir. "ya hep ya hiç" diyebileceksin. sonuna kadar gideceksin. sonunda uçurum olduğunu bile bile. yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola. yanında olduğunu o zaman göreceksin. ve hissedeceksin o zaman senin için çarpan yüreğin sesini, aşkın iki kişilik olduğunu öğreneceksin. ..........    ... Devamı